|
| AŞKIN İKİ
YÜZÜ - IŞIL YÜCE - NİSAN, 2006 |
MELİKE’YE BÜYÜK BİR AŞKLA
BAĞLANAN ALTAN MELİKE’DEN KARŞILIK BULAMAZ. MELİKE ALTAN’A DEĞİL
ALTAN’IN KENDİSİNE DUYDUĞU AŞKA BAĞLIDIR. BU AŞKLA BESLENMEKTEDİR.
ALTAN BU SANCILAR SIRASINDA BİR RESSAMLA TANIŞIR VE HAYATI, HAYATI
ALGILAYIŞI HATTA AŞKA BAKIŞI YAVAŞ YAVAŞ DEĞİŞİR.
AŞKIN, SANATIN, DOĞAYLA İLİŞKİNİN HER ŞEYİN
İKİ BASAMAĞI İKİ YÜZÜ OLDUĞUNU ANLATAN BİR ROMAN.
YAZARIN, KURGULAMADAN, YALNIZCA BİLİNÇ AKIŞIYLA
YAZDIĞI BİR ROMANDIR. |
 |
| GECE ! YILDIZLARIN
IŞIKLARINI YAKSANA -IŞIL YÜCE - HAZİRAN, 2006 |
AŞK ÖLÜM ACISI DELİRME AKIL HASTANESİ… YAŞADIĞI
AĞIR OLAYLARDAN DOĞRULMA ÇABASI İÇİNDEKİ BİR KADIN KENDİNİ ARARKEN,
BUGÜNÜYLE, GEÇMİŞİYLE VE ÇOCUKLUĞUYLA DİYALOGLARA GİRER.
YAZARIN
KURGULAMADAN YALNIZCA BİLİNÇ AKIŞIYLA YAZDIĞI BİR ROMANDIR. |
 |
| PUSLAR ÜLKESİ -
IŞIL YÜCE - TEMMUZ, 2006 |
9 AY 10 GÜNDE YAZILMIŞ BİR İÇSEL DOĞUM KİTABIDIR.
HIRSIN, KISKANÇLIĞIN, SAHİP OLMA DUYGUSUNUN, ÇILDIRMIŞ CİNSELLİĞİN
ETRAFINDA SÜREGİDEN İLİŞKİLER İÇİNDE YOK OLMUŞ BİR İNSANIN BU
KÖHNE ANLAMLAR DÜNYASINI YANİ PUSLAR ÜLKESİ’Nİ TERK ETMEK ÜZERE
YOLA ÇIKIŞI. YÜRÜDÜĞÜ BU ZORLU YOLDA YİTİRDİĞİ ÖZÜYLE KARŞILAŞIP
ONU TEKRAR YAŞATMA ÇABASI… “YOKOLUŞTAN” “VAROLUŞA” ZORLU BİR
YOL…
YAZARIN KURGULAMADAN YALNIZCA BİLİNÇ AKIŞIYLA
YAZDIĞI BİR FELSEFİ ROMANDIR. |
 |
| ÇOCUKLUĞUMUN
AK SAÇLARI - BİLLUR C. YILMAZYİĞİT - EYLUL 2006 |
Çocukluk bir fantazi değildir. Çocukluk ara sıra
yaşanacak bir duygu sıçraması değildir. Çocukluk kişinin kendisindedir,
bütünündedir, çocukluk o bütünün içinde kırılmış bir aynaysa eğer,
yetişkinin görüntüsü de kırıktır.
Çocukluğumun ak saçları duru anlatımıyla emsalsiz bir kitaptır.
Yazar hiç kurgulamadan yalnızca bilinç akışıyla yazmıştır. çünkü
hayat bir kurgu değildir. |
 |
| İÇ GERÇEĞİN
ROMANI - IŞIL YÜCE - KASIM, 2006 |
İNSAN HAKLARI SAVUNUCUSU SADİST FIRAT’LA
MAZOŞİST SEHER’İN YAŞANTILARINDAN YOLA ÇIKARAK PORNOGRAFİYİ SORUŞTURAN
BİR KİTAP. CİNSEL HAZZA TUTSAK ENTELEKTÜEL BİR YIĞININ ETRAFINDA
GELİŞEN İLİŞKİLER… ET İLİŞKİLER…
OYUN OYNAMAKTAN SAMİMİYETİ
UNUTMUŞ KALPLERİN PANAROMASI, DÜNYANIN DA, SİSTEMİN DE PANAROMASIDIR.
FAHİŞELİĞİN YÜCELTİLDİĞİ DOYUMSUZLAR GEZEGENİ DÜNYAMIZDAN PORTRELER…YAZARIN
KURGULAMADAN YALNIZCA BİLİNÇ AKIŞIYLA YAZDIĞI BİR FELSEFİ ROMANDIR. |
 |
| AZABIN ROMANI
- IŞIL YÜCE - KASIM, 2006 |
ÂŞIK OLDUĞU CEMRE’YE TECAVÜZ EDEN
NURİ’NİN AZABI… EKSTAZİ İÇİRDİĞİ KIZLARA TECAVÜZ EDEN UĞUR’UN,
BİR ANLIK UYANIŞIYLA YAŞADIĞI AZABI ÖRTBAS EDEBİLMEK İÇİN TEHLİKELERE
ATILMASI… BAĞDAT CADDESİ’NDE ARABA YARIŞLARI… BİR ÖLÜM… ACILI
BİR ANNE… ACILI BİR ARKADAŞ… SOKAK ÇOCUKLARI… KÜLHAN KÖPEK…
PIRTIK KEDİ… YANLIŞLAR SİLSİLESİNE DÖNÜŞMÜŞ YAŞANTILARINDAN,
KALPLERİNDE YARALAR AÇTIKLARI İNSANLARIN AZABINDAN KURTULMAYA
ÇALIŞANLARIN ROMANI BU, AZABIN ROMANI.
YAZARIN KURGULAMADAN YALNIZCA
BİLİNÇ AKIŞIYLA YAZDIĞI BİR ROMANDIR. |
 |
| 12 EYLÜL 1980'E YANBAKANLAR:YANGINLARA FAZLA BAKAN GÖZLER YAŞARIR - BİLLUR C. YILMAZYİĞİT - MART, 2007 |
Adı darbe! Neler olduğunu, neler bittiğini anlayamadan kendilerini bir iç savaşın içinde bulan gençlerin, yaşlarına sığmayacak deneyimleri.
Adı darbe! 12 Eylül 1980. Türkiye. Sokaklar bölünmüş, Düşünceler bölünmüş. Eylemler bölünmüş. Ama hayat tüm tamlığıyla akıyor.
Bu öyle bir darbe, öyle bir darbe ki, aklın boyutlarını, aklın hayal gücünü aşan bir şiddetin, hukuksuzca ve haksızca yargılamanın resmi.
Onlar insandı. Onlar insandı. Ölenler insandı. İşkence görenler, gözaltında öldürülenler insandı.
Çocuklar vardı bir de, masum gözleriyle ağır bir 12 Eylül filmi izleyen, ki o günlerden sonra hep çocuk kalmak isteyen!
Adı darbe! Bellekleri derin bir uykuya sürükleyecek, her şeyi bir bilinçaltı çöplüğüne atacak kadar hızlı, o kadar şipşak, o kadar pratik...
Bellekler uyansın! Kendilerini o karanlık günlerde bırakıp ömür tüketenler uyansın!
12 Eylül'e Yanbakanlar, bir slogan kitap değildir. Bu bir bellek açıcı, bu bir varoluş, bir bilinç yolcusudur.
|
 |
|
| ÖLÜDİRİ - IŞIL YÜCE - 2007 |
ÖLÜDİRİ romanı beş bölümden oluşuyor:
Ölüboyut : İşte bu boyutta süregiden ilişkiler, bilinçsiz, sanki
bir kabustaymış gibi, zaaflarına tutsak bir yaşantı, bir uyuşma hali...
Düşboyut: Kurduğumuz düşlerdeki bizlerin nasıl düşinsanlara dönüşüp
gerçekleşme savaşı verdiği...
Ölüdiri Boyut: Ölüdiri boyutta, üzerimizdeki ağır ölülük uykusundan
sıyrılma ve arınma çabası...
Yeni Boyut: Arındıkça içimizdeki yeni boyutu fark ettiğimiz...
Diri Boyut: Bilincin açık oldugu herkesin diri olduğu boyut...
Roman,
hayatın bir yanmalar, arınmalar ve uyanışlar zinciri olduğu teması
etrafında örülüyor. |
 |
| |
|